Yıllardır sürdürdüğüm eğitimci kimliğimin arka yüzünde, görünür olandan daha fazla şey birikti. Bunların başında öğrenmeyi öğrenme çabam geliyor. Bir diğeri ise öğrendiğim bilgiyi nasıl sadeleştirerek öğretebileceğimi, bir seyyah gibi şehir şehir dolaşarak deneyimlemekti.
Öğretme sürecini sadeleştirmek ve öğrencilerimin anladığını gözlemlemek her ne kadar olumlu bir deneyim gibi görünse de içimde hep bir eksiklik hissi vardı. Sonunda bu eksikliğin, öğrencilerimin yalnızca öğrenmeye değil, zaman zaman yönlendirilmeye de ihtiyaç duymasından kaynaklandığını fark ettim. Böylece motivasyon ve rehberlik etmenin de eğitimciliğin önemli bir parçası olduğunu gördüm.
Çok gezen mi, çok okuyan mı bilir, inanın bilmiyorum. Ama hem gezmeyi hem de okumayı önemli ölçüde deneyimlediğimi söyleyebilirim. Bu durum zamanla paylaşma duygumu perçinledi ve telaşla içilen bir kahvenin telvesi misali bir birikim oluşturdu.
Biriktirdiklerimi harcama zamanının geldiğini düşündüğüm için buradayım.